O ilimize turist akını! Otellerde nisan sonuna kadar yer kalmadı

3

TARİHİ mekanları ile Güneydoğu’nun önemli turizm kentleri arasındaki Diyarbakır, Ramazan Bayramı tatilinde yerli ve yabancı turistlerin akınına uğradı. Diyarbakır Kültür, Turizm ve Musiki Derneği Başkanı Kenan Aksu, “Diyarbakır mahşer yeri gibi, Türkiye’nin her tarafından ve yurt dışından büyük bir turist akını var. Bütün oteller dolu, birçok otelde nisan ayına kadar bu devam edecek” dedi.

Ramazan Bayramı tatilinde Diyarbakır’a gelen yerli ve yabancı turistler, Sur ilçesindeki tarihi mekanları ziyaret etti. İslam aleminin 5’inci Harem-i Şerif’i olarak kabul edilen Ulu Cami, 4 Ayaklı Minare, Hazreti Süleyman Camisi, Kurşunlu Camisi, Hasanpaşa Hanı ve Keçi Burcu gibi kentin sembolü haline gelen mekanlar, ziyaretçilerle doldu. Kente gelenler, tarihi mekanları gezerek hatıra fotoğrafı çektirip, hediyelik eşya aldı. Diyarbakır Kültür, Turizm ve Musiki Derneği Başkanı Kenan Aksu, kentin tarihi mekanlarının bulunduğu Sur ilçesinde bütün caddelerin turistlerle dolup taştığını belirterek, “Diyarbakır mahşer yeri gibi, Türkiye’nin her tarafından ve yurt dışından büyük bir turist akını var. Olması gereken de bu zaten. Çünkü öyle bir şehirde yaşıyoruz ki tarihin, kültürün, medeniyetlerin ve maneviyatının en yoğun olduğu şehir. En çok tescilli yapıların olduğu şehir ve bilindiği üzere Diyarbakır, on bin sene sürekli şehir özelliği taşıyor” dedi.

‘DİYARBAKIR’IN ANLATMALARINI İSTİYORUZ’

Kenan Aksu, “Çok sevinçliyiz. Aldığımız bilgilere göre; bütün oteller dolu, birçok otelde nisan ayına kadar bu devam edecek. Diyarbakır inşallah hak ettiği yere gelecek, bunu görüyoruz. İnsanlar geliyor ve şaşırıyorlar. “Türkiye’de böyle bir şehir var mı” diyorlar. Dünyanın en önemli şehrini biz de elimizden geldiğince anlatıyoruz. Tarihin, kültürün, maneviyatın değerlerin en yoğun olduğu, en çok zengin olduğu yer, burasıdır. Diyarbakır’ı gezdiklerinde şaşırıyorlar; “Diyarbakır’ı gezdiğimiz zaman tarihi yaşıyoruz, yaşayan şehir” diyorlar. Hatta biri, “Ruhu olan şehir” dedi. Öyle şehirler var ki ruh yoktur. Ama Diyarbakır’da ruh var, tarih var. Kültür var, maneviyat var. Ve sürekli şehir özelliği taşıyan dünyadaki belki de en önemli şehir ki surlarla çevrili olması bunun özelliğini gösteriyor. Gelenlerle konuşuyoruz, sanki bir rüya yaşıyorlar. O kadar önemli, o kadar güzel şeylerle karşılaşıyorlar ki yemeğinden, gastronomisinden, insanların sıcaklığından, tarihin içinde gezdiklerinden, dünyanın her tarafından ve Türkiye’nin her şehrinden insanlar akın akın Diyarbakır’a geliyor. Muhakkak ki gittiklerinde Diyarbakır’ı anlatmalarını istiyoruz. İnanın; iddia ediyorum. Diyarbakır’ın geleceği turizmdir. Gezdiğiniz her yerde muhakkak geçmişin izleri var. Bu konuda bütün yetkililere de sesleniyoruz. Diyarbakır ile ilgili algıların kalkmasını istiyoruz. Çünkü her gelen bir algı ile geliyordu daha önceden. Bu algı herhalde silindi. Memleketimiz bu konuda çok zengin. Herkesi Diyarbakır’a davet ediyoruz” diye konuştu.

‘TURİSTLERİN AKININA UĞRADIK’

Esnaf Ahmet Yıldırım, Ramazan Bayramı tatilinde kente olan ilgiden memnun olduklarını ifade ederek, “Gayet güzel oldu. Turistlerin akınına uğradık. Özellikle Diyarbakır’ın tarihi mekanlarını gezip dolaşmak isteyen çok vatandaşımız var, yerli turistlerimiz var. Özellikle İstanbul’dan, Ankara’dan, İzmir’den, batı illerden bayağı turist akınına uğradık. Hatta bu bayram bir rekor diyebilirim. Bugün gidip yemek yerlerine baktığınızda sıra bekleyenler vardır. Aynı zamanda biz de canlı müzik yapıyoruz. Canlı müzikte bile sıra bekleyen oluyor. Hatta alamadıklarımız oluyor. Böyle bir yoğunluk var ve esnaf olarak bundan da gayet memnunuz” dedi.

‘DİYARBAKIR’I GÖRMEYEN, “BEN BİR YER GÖRDÜM” DEMESİN’

İstanbul’dan gelen emekli astsubay Ahmet Göçmen (85), daha önceden geldiği kentin çok değiştiğini belirterek, “40 sene oldu galiba, 80’de gelmiştim en son. Çok değişmiş, yollara şaşırdım, çok büyümüş. Sur içinde de evlerin çoğu yıkılmış, o da beni şaşırttı. Bu oturduğumuz yer eskiden hastaneydi. Diyarbakır’ı gelip görsünler. Kadim şehir, evliyalar diyarı. Diyarbakır’ı görmeyen, “Ben bir yer gördüm” demesin” diye konuştu. Ailesiyle birlikte Erzurum’dan gelen Furkan Keleş (42) ise bulduğu her fırsatta kente geldiğini belirterek, “Bu Diyarbakır’a ilk gelişim değil. Her gelişimde daha çok hayran kalıyorum. O yüzden bir daha gelmek isteriz. Esnafıyla, halkıyla, gezilecek yerleri olağanüstü bir şehir. Kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Gelip, gezilmesi gereken bir yer” dedi.

Mehmet Şimşek